Okunacak Yazılar

Çerez tabağı teoremi-1

Galatasaray Lisesi’nden bir arkadaşım hâlâ evlenemedi.Geçenlerde “Yeter
artık. Evlen de çoluk çocuk sahibi ol” dedim. Aşağıdaki teoriyi aktardı:
Bir kuruyemiş tabağı kalabalık bir grubun önüne geldiği zaman sırasıyla
önce antepfıstıkları, ardından bademler, sonra fındıklar gider. En sona
beyaz ve sarı leblebiler kalır. Eğer belli bir yaşa kadar evlenmemişsen
de durum farklı olmaz. Ya kalan leblebiler ve ayçekirdekleri ile idare edersin,
ya da olur ya bir fıstık bulurum diye tabağı karıştırır durursun..


Çerez tabağı – 2
Geçen hafta bir türlü evlenemeyen bir
arkadaşımın, ileri yaşta evlenmekle, çerez tabağı arasındaki benzerliği
anlatan görüşlerini aktarmıştım.
Bu yazı üzerine, bazı
okurlarımdan eklemeler geldi. Ben tabakta en sona kalanların sarı
ve beyaz leblebiler olduğunu yazmıştım.Mektep arkadaşım Merih
Tüzün şöyle yazmış: “Sevgili Fatih, aynı tabakta ucu açılmamış
kabuklu şam fıstıkları da kalır. Herkes bir eller, bakar ama kimse açmaya
cesaret edemez, tabağa geri bırakır. Onlara ulaşmak cesaret ister. Dişine
güveneceksin kıracaksın ki, içinde gizlediği lezzete ulaşabilesin. Ama
risklidir, dişini kırabilirsin.”

Merih haklı..
Şairin dediği gibi: “Daha ne güzellikler vardı  derinlerde. Bazen
korktuk.. Bazen gücümüz yetmedi.”

Kertenkele Aşkı

Evini yeniden dekore ettirmek isteyen japon bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayagına battıgı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördügünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanırda kertenkelenin ayagına çakılmış çiviyi görünce. Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce, ev yapılırken çakılmıştı. Nasıl olmuştu da kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamayı başarmıştı? Karanlık bir duvar boşlugunda hiç kıpırdamadan 10 yıl yaşamak çok zor olmalıydı. Sonra bu kertenkelenin 10 yıldır hiç kıpırdamadan nasıl yaşadıgını düşündü ‘ayak çivilenmişti’!!
Böylece çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi izlemeye başlar, ne yiyor acaba? Sonra nerden çıktıgını farkedemedigi başka bir kertenkele gelir agzında taşıdıgı yemekle…
İnanılmaz!! Adamı sersemletir gördügü manzara. Bu nasıl bir sevgi?
Ayagı çivilenmiş kertenkele, 10 yıldır diger kertenkele tarafından beslenmekteydi…

Ateş ve su

Ates bir gün suyu görmüs yüce daglarin ardinda sevdalanmis onun deli
dalgalarina.

Hirçin hirçin kayalara vurusuna, yüregindeki duruluga Demis ki suya:
Gel sevdalim ol, Hayatima anlam veren mucizem ol…

Su dayanamamis atesin gözlerindeki sicakliga al demis; Yüregim sanaarmagan…
Sarilmis atesle su birbirlerine sikica, kopmamacasina…
Zamanla su, buhar olmaya, ates kül olmaya baslamis. Ya kendisi yok olacakmis, ya aski…

Bastan alinlarina yazilmis olan kaderi de yüregindeki kederi de alip
gitmis
uzak diyarlara su…

Ates kizmis, ates yakmis ormanlari…

Aramis suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu bir gün gelmis,
suya
varmis yolu.
Bakmis o duru gözlerine suyun, biraz kirgin, biraz hirçin….
Ve o an anlamis; askin bazen gitmek oldugunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadigini….
Ates durmus, susmus, sönmüs askiyla.
Iste o zamandan beridir ki: Ates sudan, su atesden kaçar olmus..
Atesin yüregini sadece su, Suyun yüregini sadece ates alir olmus…
CAN YÜCEL